5G – Ne Kadar Zararlı?

5G – Ne Kadar Zararlı?

Cep telefonlarımıza 4G internet teknolojisinin gelmesinin üstünden daha ne kadar geçti?

4/4.5G Türkiye’ye 2015-2016 yıllarında gelmişti. Yani aşağı yukarı 3-4 sene olmuş. Herkes hayatından memnun. Siz cep telefonlarınızda hiç internet hızı sıkıntısı yaşıyor musunuz? Ben şahsen yaşamıyorum. 4G gerçekten de hızlı ve sorun yaratmıyor. Hatta normal bilgisayarımın kullandığı internetten bile daha sorunsuz. Youtube videoları ve görüntülü konuşmalar artık takılmıyor, telefonuma kotadan yenmesin diye zaten fazla bir şey indirmiyorum.

O zaman nedir bu furya?
Neden bir sonraki teknolojiye bu kadar ivedi bir şekilde geçilmek isteniyor?

Geliştirilecek başka teknoloji mi kalmadı? İnternet hızını geliştireceğinize pil teknolojisini geliştirmeye uğraşsanız olmaz mı? Asıl sorun orada! İnternet sıkıntısından ziyade pil sıkıntısından geçilmiyor. 2019’a geldik, hala en az bir hafta süren bir pil takamıyorlar şu aletlere! Ben şahsen buna da güzel bir çözüm bulmuştum. 2014 yılında kullandığım telefon pili çıkarılabilinen yapılan en son telefonlardan biriydi. Ekstra bir pil almıştım, incecik. Pilim bittiği noktada çıkarıp yenisini takıyordum ve asla, ama ASLA, prizlerde sürünmüyordum. O yıldan sonra bütün telefonların pillerini çıkarılamaz yaptılar. Telefonu kullana kullana pilin ömrü bitince tüketici yeni telefon almak zorunda bırakılsın diye olduğundan şüpheleniyorum.

Ama konumuz o değil. Konumuz 5G.

Neden bu acele?

Neden bu kadar acele? Daha hızlı internet, daha hızlı film seyretmek için mi? Ya bırakın bu işleri. Akıllandık artık yemezler. Artık HD değil, 4K yayın da izleyebileceksiniz diyebilirler de, cep telefonu ekranında izliyorsam zaten ne farkı olacak ki? Ha HD izlemişim ha 4K.

Kullanıcılara zorla izlettirilen reklamların kalitesi yükselirse zorunlu harcanan internet kotaları da artabilir. Oradan da ekstra para kazanmayı planlıyorlardır mutlaka.

“Tüketici deneyimini farklı bir noktaya taşıyacak” deniliyor. Bunlara verilen örneklerden bir tanesi hastanelerle ambulans arasındaki iletişim. Doktorlar ambulanslara uzaktan bağlanıp hastaya ‘dokunsal’ eldivenle müdahale edebilecekmiş. Tabi bunun devlet hastanelerinde asla kullanılacağını sanmıyorum. Türkiye genelinde topu topu 4-5 ambulansta, büyük ihtimalle sadece nadiren kullanılacak bir teknolojiden bahsediyoruz. Dokunsal eldiven diyip teknolojiyle insanların gözünü boyamak kolay tabi.

“Ulaşım sektörünü dönüştürecek” denmiş. Yapılan bir etkinlikte 5G hızıyla İsveç’teki test pistinde bulunan bir araç uzaktan kumanda ile sürülmüş. Böyle bir şeyi halkın asla kullanmayacağı kesin olmakla beraber, ulaşım sektörünün kullanacağını da sanmıyorum. Ne yani TIRları, kamyonları uzaktan kumandayla mı sürücekler? Kumanda odasında elektrikler giderse ne olacak? İnternet kesilirse ne olacak? O TIR’ların çarpıp öldürdüğü vatandaşların hesabını kim verecek? Lütfen..

5G gerekçelenmeye çalışılıyor sanki..

Tehlike çanları kulak tırmalıyor

Bazılarınız duymuştur belki. Duymayanlar için özet geçelim. 5G’nin test edildiği bölgelerde kaş çattırıcı anomaliler oluyor.

Hollanda’nın Groningen bölgesinde inek otlatan çiftçiler ineklerinin 5G testlerinin başladığı dönemden itibaren çok garip davrandıklarını söylüyor. İnekler durup dururken atlayıp, koşmaya başlıyormuş. O kadar rahatsız oluyorlarmış ki otlak duvarları çarpıla çarpıla yıkılma noktasına gelmiş. Rahatsızlıktan ötürü bütün inekler terliyormuş. Bu etkiler sadece bir otlakta değil, bölgedeki 4-5 otlakta birden meydana geliyormuş. Otlakların bulunduğu bölgede bir fay hattı olmasından dolayı önce ufak depremlerden şüphelenmişler ama bu olasılıktan vazgeçilmiş çünkü inekler toprak vibrasyonlarına çoktan alışmışlar zaten.

Bunun yanı sıra, yine Hollanda’nın batı kıyı şehri Lahey’de Kasım 2018’de sıradan bir gün. Şehrin bir parkında bulunan ağaçlarda duran kuşların hepsi birden yere düşüp can veriyorlar. İnsanlar daha ne olduğunu anlamazken aşağı yukarı 150 tane daha kuş ölü olarak gökyüzünden yere düşmeye başlıyor. İnsanlar şaşkın. Sıkıntı sadece uçan kuşlarda da değil, parktaki gölcükte yüzen ördeklerin bazıları uçup kaçmaya çalışırken yeteri kadar havalanamıyorlar ve arabaların geçtiği yollara iniyorlar. Kalan ördeklerse hep birden başlarını suya sokmaya başlıyorlar.

Parkın bulunduğu yolun öbür tarafındaki binanın üstünde yeni dikilen bir 5G direği olduğu ve ölümlerin yaşandığı zamanlarda 5G yayının test edildiği ortaya çıkıyor! Yakınlardaki tren istasyonunda da bulunan 5G direği ile bağlantı, yayın mesafesi kontrolü ve 5G yayının istasyondaki elektroniği etkileyip etkilemediğini öğrenmek için test yapılıyormuş.

Yetkililer ölümlere olası sebepler olarak zehirlenme veya toksik su birikintilerini gösterirken, ölü kuşlar üzerinde otopsi yapan veterinerler kuşlarda herhangi bir virüs, bakteri veya zehre rastlanmadığını, hepsinin sağlıklı olduğunu söylüyorlar.

Ölümlerin ve etkilerin 5G testinden kaynaklandığı kesin değil. Ama bulguların hepsi o yönde. Arkadaşlar, sizi bilmiyorum ama bu tüyler ürpertici bir durum.

5G sağlığa zararlı mı?

5G’nin zararlı olup olmadığı konusundaki bulguları incelemeden önce kesin olarak şunu belirtelim: 5G teknolojisinin insan sağlığına olan etkisi test edilmemiş. İnsan sağlığı üzerine olabilecek negatif etkileri üzerine hiçbir araştırma veya deney yapılmamış. Sıfır. 5G’nin kullanıma açıldığı şehirler, 5G teknolojisinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin ilk deneyleri olacak. Buna rağmen bütün dünyada alelacele yürürlüğe konmak isteniyor. Bu duruma doğal olarak birçok ülkeden tepki var.

40 ülkeden gelen 180 tane biliminsanı ve doktor dünyayı 5G’nin insan sağlığına olan olası etkileri konusunda uyarıyor.

“Biz, bu dokümanın altında imzaları bulunan biliminsanları olarak, insan sağlığına ve çevreye olan potansiyel zararlarının sektörden bağımsız biliminsanları tarafından tam olarak araştırılmasına dek 5G’nin kullanıma alınma sürecinin ertelenmesini öneriyoruz.”

4G dalgaları insan cildine nüfuz etmiyorken, 5G’nin milimetrik dalgaları ise çok daha sinsi. 5G dalgaları cildimiz ile temas kurduğu zaman cildimiz otomatik bir şekilde dalgaları emiyor. Dalgaları emen cildin ısısı da artmaya başlıyor. İbrani Üniversitesi profesörü Dr. Yael Stein’ın çalışmaları ise milimetrik dalgaların insan cildinde fiziksel acıya da sebep olduğunu savunuyor.

Kanazawa Tıp Üniversitesi’nin 1994 yılında yaptığı bir araştırmada milimetrik dalgaların fare retinalarında opaklığa sebep olduğunu ve bu opaklığın katarakt hastalığına dönüşebildiğini bulmuş.

1992 yılında Rusya’da yapılan araştırmalarda ise milimetrik dalgaların kalp ritimlerini etkileyebildikleri görülmüş.

5G’nin olası zararları üzerine testler yok, ama milimetrik dalgaların etkileri üzerine deneyler var ve haberler hiç iç açıcı değil.

5G Radyasyonu Toplumsal Olaylara Müdahale için Silah haline dönüştürülmüş bile

İnanması zor olabilir ama 5G’nin bazını oluşturan milimetrik dalgalar Amerikan, Rus ve Çin savunma sanayileri tarafından yıllardır ‘toplumsal olaylara müdahale teknolojileri’ olarak geliştiriliyormuş!

Amerikan ordusu Aktif Red Sistemleri adıyla kalabalık dağıtma silahları geliştirmiş. Ariel Üniversitesi profesörü ve biliminsanı Dr. Ben-Ishai konu hakkında şu yorumu yapmış:

“Bu aktif red sistemi silahları size doğru ateşlenirse bütün vücudunuz alev almış gibi hissedersiniz.”

5G Kansere yol açıyor mu?

5G’nin etkileri üzerine deneyler yapılmadığı için kesin cevap veremiyorum. Lakin, 5G dalgaları 4G’den çok daha kısa ve mikrodalga sınıfına giriyor. Bu sebeple, mikrodalga fırınlar ile karşılaştırabilir. Çoğu biliminsanı mikrodalga fırınların kapaklarını açtığınız zaman dışarı sızan mikrodalgaların kanserojen olduğu, dolayısıyla kansere yol açtığı konusunda hemfikir. Bu biliminsanlarının çoğu bu mikrodalgaların aynı zamanda genetik mutasyona sebebiyet verdiğini savunuyor.

Bu, mikrodalgaların canlıların DNA’larına zarar vermesi demek.

Yani bulunduğunuz şehre 5G gelmesi, evinizdeki mikrodalga fırının kapağını açıp hayatınız boyunca çalışır halde bırakmanız demek. Yüzlerce biliminsanı kablosuz teknoloji sektörüne boşuna itiraz etmiyor.

5G ve 4G arasındaki farklardan bir tanesi de, 5G milimetrik dalgalarının mesafe potansiyeli 4G dalgalarından çok daha az ve katı isimlerin içinden 4G dalgalarının geçebildiği gibi geçemiyor. Bu sebeple herkesin 5G’yi kullanabilmesi için gereken baz istasyonlarının (5G yayın direkleri) sayısı çok daha fazla. Hesaplamalara göre her 100 metreye bir direk düşüyor!

Değmez! Olmaz!

Amerika’da baz istasyonlarının çevreye verdiği zararın farkındalığı daha yüksek olduğu için direkleri doğanın bir parçasıymış gibi sahte yapraklarla kamufle ediyorlar. Kimse doğal olarak baz istasyonunun menzili içinde olan bir eve para vermek istemiyor tabi.

 

Brüksel ve Cenevre 5G’yi yasakladı bile

Brüksel çevre bakanı Celine Fremault, şehrin 5G’yi yasaklama kararı ile alakalı şu açıklamayı yaptı:

“5G olsa da olmasa da, vatandaşımı koruyan radyasyon yönetmeliklerine uymayan bir teknolojiyi kabul edemem. Brüksel vatandaşları, kar uğruna sağlığı çöpe atılan deney fareleri değildir. Hiçbir şeyi şansa bırakamayız.”

Brüksel ve Cenevre’nin yanı sıra, dünyanın her tarafından insanlar 5G teknolojisinin tehlikelerine karşı farkındalık yaratmak için çalışıyor. Amerika’da birçok eyalette sağlık uzmanları ve biliminsanları yerel meclislerinde 5G’nin ciddi potansiyel zararları üzerine konuşmalar yaparken, birçok başka ülkede de benzer denemeler mevcut.

Uzmanlar 5G konusunda uyarıyor

 

“Milyonlar bu dalgalara maruz bırakılmadan önce 5G’nin sağlığa olan etkileri konusunda acilen kapsamlı araştırmalar yapılması gerekiyor. 5G’nin melanoma ve başka cilt kanserleri gibi cilt hastalık risklerini arttırıp arttırmadığını öğrenmemiz şart.”
-Ron Melnick, eski Ulusal Sağlık Enstitüsü biliminsanı


“Yeni kablosuz 5G teknolojisi milimetrik dalgalar (aşırı yüksek frekanslar) kullanıyor. Bu dalgalar 4G ve kablosuz ağların ürettiğinden çok daha yüksek enerjili fotonlar üretiyor. Milimetrik dalgaların insan vücuduna ciddi oranlarda negatif etkileri olduğu bilinmesine rağmen bu teknolojinin güvenliğinin test edilmeden yürürlüğe sokulması büyük umursamazlıktır.”
-Prof. Trevor Marshall, Otoimmunite Araştırma Vakfı Direktörü, Kaliforniya


“5G radyasyonu radyo frekans radyasyonuna karşı en korunmasız insanlar dahil olmak üzere herkesi etkiler.. hamile kadınları, doğmamış çocukları, gençleri, yaşlıları, sakatları, hastaları..”
-Ronald Powell, PhD, 5G yayılımına karşı mektubunda


Son Söz

 

Durum bu.

Yetkililerin ‘abartıyorlar’ veya ‘öyle bişey yapar mıyız canım’ temalı çalışılmış ama boş laflarına kanmayın. Sorgulayın, sorgulattırın! Hem onlara sorun, hem kendinize sorun. Kendi sağlığınızı umursamıyorsanız da çocuklarımızın, doğmamış bebeklerimizin, ebeveynlerimizin sağlığını umursayın. Biz bu ülkede hep beraber yaşıyoruz. Bazı gruplar daha fazla para kazanacak, insanlar filmlerini 10 saniyede değil, 1 saniyede indirecek diye mikrodalga banyosu yapmak istemiyoruz!

İlginiziÇekebilir

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *