Kime Göre Neye Göre

Kime Göre Neye Göre

4-5 ay önce. Arkadaşımla tatilden dönüyorum. Uçak İstanbul Sabiha Gökçen havalimanına inecek birazdan. Şehrin üzerinden geçiyoruz. İstanbul’da bir yaz akşamı. Uçak seyahatlerinde her zaman cam kenarı koltuğunu seçiyor olmama bir kez daha şükrediyorum. Yeryüzüne yüksekten baktığım zaman insan hayatı ve detayları çok uzak geliyor. Zihnimi kolektif bir bakış açısı ele geçiriyor. Kendi hayatımı, işimi, sevdiklerimi değil, İstanbul’u, Türkiye’yi, insanlığı irdeliyorum kafamda.

Hemen yanımda oturan arkadaşım ise bambaşka kafalarda. Ben manzaraya dalmışken yanımdan uzanıp o da bir göz atıyor ufka.

“Ohooo, trafiğe bak.. Eve gitmem 2 saati bulacak! Bıktım şu kalabalık şehirden..”

İkimizin de aynı görüntüye bakıyor olmamıza rağmen bambaşka şeyler düşünmemiz ilk başta insana normal geliyor tabi. Lakin, arkadaşım ile olan farklı yorumlarımız çoğu insanın göz ardı ettiği bir gerçeği yansıtıyor.

Kuantum fiziğinin de artık kanıtladığı üzere objektif realite diye bir şey yok. Sadece sübjektif realite var. Aynı şeye bakıyor olsak da hepimiz farklı şeyler görüyoruz. Farklı şeyler hissediyoruz. Geçmiş tecrübelerimiz, yüzleşemediğimiz korkularımız, vazgeçemediğimiz alışkanlıkların filtresiyle yaşıyoruz bu hayatı.

Ama buna rağmen toplumda hepimizin aynı şeyi yaşıyormuş olması gerektiğine dair bir dayatılma yok mu? Farklı perspektifler, farklı algılar ile karşılaştığımızda hep bizimki doğru olmak zorunda sanki?

Bir dahaki sefere görüş ayrılığına düştüğünüz zaman unutmayın:
Hepimiz kendi dünyamızda yaşıyoruz.

İlginiziÇekebilir

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *