Out of Body Experiences – Vücut Dışı Deneyimler

Out of Body Experiences – Vücut Dışı Deneyimler

Vücut Dışı Deneyimi (OBE / VDD) insanın kendisini vücudunun dışında iken deneyimlemesine veya vücudunu dışardan görmesine denir. Bu olaylara “Vücut Dışı Deneyim” ismi 1943 yılında George N. M. Tyrell tarafından Apparitions adlı kitabında konulmuştur. Bu isim ilerleyen yıllarda Robert Monroe tarafından “astral/ruhsal seyahat/projeksiyon” gibi metafiziksel terimleri yerine tercih edilmiştir.

Her 10 kişiden 1’i hayatlarında en az bir kere VDD yaşar. Materyalist bilim, VDD’leri birtakım nörolojik ve psikolojik faktörlerin yol açtığı halüsinasyonlar olarak görmesine rağmen, VDD yaşayanların vücutlarının dışındayken doğrulanabilir olaylara tanıklık etmiş olmaları bu hipotezi çürütür. Bu alanda en çok araştırma yapmış uzmanlardan biri Dr. Charles Tart’tır. Tart materyalist bilimin hipotezlerini tekrar tekrar çürüten birçok araştırma yapmış olan bir psikologdur.

VDD alanındaki öncülerden bir diğeri de Robert Monroe olarak bilinir. Monroe konu hakkında birçok çığır açan kitap yazmış olup araştırmalarının ilerleyen yıllarında Monroe Enstitüsünü kurmuştur. Monroe Enstitüsünün amacı, Monroe’un kendi geliştirdiği HEMI-SYNCH yöntemiyle VDD’lerin kontrollü bir şekilde teşvik edilmesi ile yapılan bu deneyimler vasıtasıyla insan bilincinin araştırılmasıdır.

Ölüme Yakın Deneyimler

Yüzyıllardır birçok farklı kültürden insanlar kendilerini derinden etkilediklerini belirttikleri bir tür deneyim yaşadıklarını söylüyorlar. Doğaüstü olarak da nitelendirilebilecek olan bu deneyime ‘ölüme yakın deneyimler’ deniyor. Bütün dünyada o kadar sık rastlanıyor ve insanlar üzerinde bıraktığı etkiler o kadar birbirine benziyor ki, konu hakkındaki bulguların bilimin paradigmasına uymuyor oluşu nedeniyle çoğunlukla görmezlikten gelinmesi içler acısı bir durum.

Ölüme Yakın Deneyimleri (ÖYD / NDE) genellikle ölüme yakın olan veya fiziksel/duygusal kriz geçiren insanların yaşadığı yoğun psikolojik tecrübelerdir. ÖYD’lerin niteliklerine geniş bir açıdan bakarsak, bu deneyimler hareket, ışık, karanlık, varlıklar, yoğun duygular ve bazen de evren hakkında yepyeni bir anlayışa sahip olma iddiaları içerir.

Bir ÖYD, kişinin bedeninden ayrılmış olmasını veya bedeninin yanında olanları izlemesini içerebilir. ÖYD yaşayanlar bu deneyimlerini çok net bir şekilde anlatır. ÖYD yaşayanlar genellikle karanlık bir alanda çok yüksek hızlarda hareket ettiklerini, kadim bilgeler, vefat etmiş aile üyeleri veya arkadaşlarını gördüklerini anlatırlar.

ÖYD’ler Batı’nın ana-akım düşünce tarzlarına karşı gelir. İnsanların hayattan sonra ne yaşayacakları hakkında beklentileri test edilir. ÖYD yaşayan bazı insanlar aniden bambaşka ilgi alanları ve kabiliyetler kazanabilir. Batının ÖYD vakaları tarafından test edilen dogmalarından biri de insan bilincinin tahtının hakikaten insan beyninde olup olmadığıdır. Mesela ÖYD yaşayan birçok kişi, bilincini kaybetmiş veya tıbbi olarak ölümü gerçekleşmiş iken, vücutları etrafında gerçekleşen her olayı en ufak detayına kadar anlatabilirler. Hatta bir vakada ÖYD yaşayan kişinin beyninde hiçbir aktivite saptanamamış. Bazı ÖYD’ler sırasında deneyimciler aileleri hakkında, varlığını bilmedikleri kardeş gibi sırlar öğrenirler.

İlginiziÇekebilir

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *