Pizzagate olayı spesifik olarak ABD’nin başkenti Washington DC şehrindeki bir pizzacı ile alakalı olmasına rağmen aslında çok çok daha büyük bir problemin dünya gündemine olan ilk ciddiye alınan yansımasıdır. Pedofili şebekelerinin gerçekliği konusunda bilgi veren çok belgesel yapılmış olmasına rağmen bu belgeseller hiçbir zaman pizzagate kadar yankı yaratmamıştır. Hatta Trump’ın kendisi bile 2011 yılında verdiği bir röportajda, daha başkanlık ile alakasının olmadığı dönemlerde pizzagate skandalı ile ilgilendiğini belirtmiştir.

NOT: Makale içinde Wikileaks’e sızdırılan maillara verdiğim linklere sadece VPN ile ulaşılabilmektedir.

Pizzagate’in Orjini

Herşey ABD’nin 2016 başkanlık yarışına yaklaşan zamanlarda başladı. Cumhuriyetçi ve demokrat partilerinin başkan adayları daha belli olmamışken DNC’nin (Demokrat Partisi) başkanlığına seçilebilecek iki önemli isim vardı: Hillary Clinton ve Bernie Sanders. Hillary Clinton’ın ikiyüzlülükleri o zamanlar bugünki kadar iyi biliniyor olmasa da üst üste söylediği yalanlar ve Clinton ailesinin karıştığı yolsuzluklar sayesinde kendisinin fazla bir popülaritesi yoktu. Öte yandan Bernie Sanders, ülkenin genelinden büyük destek alıyordu. Çıktığı her konuşmada spor salonları tıklım tıklım doluyordu. Vaat ettiği maddelerin neredeyse bir tanesini bile yerine getirememiş olan Obama hezimetinden sonra insanlar yeni doğan bir umutla bu tatlı adamcağıza karşı sempati besliyorlardı. Acaba yıllardır süregelen yolsuzluk ve çıkarcılık politikaları sonunda bir nebze olsun değişebilir miydi?

Maalesef ki, dünyada sözde-demokratik olan neredeyse her ülkede görmeye alıştığımız gibi yine bir derin devlet sonsuz sermayeleri ile karşılarına çıkan her fırsatta hile yaparak Bernie Sanders’ın kazanmış olması gerektiği demokrat parti başkanlığını Hillary Clinton’a hibe ettiler. Bütün medya, büyük teknoloji şirketleri ve Obama varını yoğunu bu işe adadığı için, halkın hiçbir zaman bir şansı yoktu zaten. İnsanların çoğu demokrasinin ve oylama sisteminin halen kontrol edilen ve düzgün çalışan bir sistem olduğunu zannettiği ve ABD gibi bir ülkede üçüncü dünya ülkelerini aratmayacak şekilde hilelerin gerçekleşebileceklerini düşünemedikleri için böyle bir skandal öngörülememişti.

İşin en rezalet kısmı ise yaptıklarını örtbas etmeye fazla uğraşmadılar bile. O eyalette, bu ilçede, neredeyse ABD’nin her yerinde oy sayımlarında ciddi tutarsızlıklar haberleri geliyordu. İnsanlar şaşkındı. ABD gibi bir süpergücün seçim süreci nasıl bu kadar kolay manipüle edilebilirdi?

Hatta bu haberler o kadar arttı ki sonunda birileri DNC’yi ve DNC başkanı Debbie Wasserman Schulz’u demokrat parti seçimlerinde hile yapmakla suçlayan bir dava açtı. Şimdi diyebilirsiniz ki, dava açmak kolaydır. Herkes dava açabilir. Peki, evet, ama önemli olan açılan dava değil, davanın nasıl sonuçlandığı idi. Davayı DNC kazandı. Nasıl mı? Meğerse DNC partisinin başkanlık seçimlerinin (Primary’s) adaletli ve dürüst olmasına kanunen gerek yokmuş!!! Yanlış duymadınız! Hillary Clinton’ın dış işleri bakanı iken sık sık kullandığı avukatların savunmasına göre DNC’nin tarafsız ve adaletli olma vaadi, siyasi partilerin seçim süreçlerinde asla yerine getirmedikleri vaatlerinden bir farkı olmadığı için kanunen tarafsız olma zorunlulukları yokmuş.

İşte halen Hillary Clinton’ın o kadar da yolsuz olmadığını düşünen insanların büyük bir kısmının uyanmaya başladığı nokta buydu.

Neyse biz konumuza geri dönelim. Bu primary’lerin hikayesini neden bu kadar anlattığımı şimdi anlayacaksınız. Bütün bu satanist, tarikatçı, pedofil, pedovor küreselcilerin günümüzdeki kadar ifşa olabilmelerini sağlayan ifşalar zincirini başlatan İLK DOMİNO TAŞInı tanıştırmak istiyorum sizlerle.

DNC primary’lerin hilelerle Clinton’a hibe edildiği günlerde daha halkın dönen dolaplardan haberi yokken, yukarıda bahsettiğim dava daha açılmamışken olan biteni detayıyla izleyen tek bir kahraman vardı. Bu kahraman vatanını seven, adil bir sisteme inanan, DNC partisinde çalışan düşük mertebeli bir elemandı. Bernie Sanders’a o da inanıyordu. Parti içinde dönen dolaplara birer birer şahit oldu ve bu şerefsizliğin, bu yolsuzluğun altında kalmamaya karar verdi. Gururlu, dürüst bir vatansever olarak üstüne düşen görevi yapacaktı. Yaptı da. Kahramanımız birgün parti binasından çıkmadan önce parti bilgisayarlarına taktığı USB harici belleğe Hillary Clinton’ın, Debbie Wasserman Schultz’un ve Clinton’ın seçim kampanyası yöneticisi John Podesta’nın binlerce emailini yükledi. Binadan çıktı ve elinde bulunan binlerce epostayı WikiLeaks’e ulaştırdı.

O emailler sayesinde DNC yolsuzluğu ortaya çıktı.

O emailler sayesinde pizza teriminin pedofiller tarafından nasıl kullanıldığı ortaya çıktı.

O emailler sayesinde Clinton’ın ağzından çıkan herşeyin birer yalandan ibaret olduğu bir kez daha doğrulandı.

O emailler sayesinde bu dev suç şebekesinin medya ile ne kadar iç içe olduğu ortaya çıktı.

O emailler sayesinde medyanın DNC tarafından onaylanmadan hiçbir şey yayınlanmadığı ortaya çıktı.

O emailler sayesinde neler olmadı ki?

10 Temmuz 2016 günü kahramanımız Washington DC’nin 2134 Flagler sokağında yürürken kimliği belirsiz kişiler tarafından sırtından vuruldu ve hastaneye kaldırıldıktan 90 dakika sonra hayata gözlerini yumdu.

Onun ismi Seth Rich idi.

 

Julian Assange - Seth Rich - Hillary Clinton
Julian Assange – Seth Rich – Hillary Clinton

EK:

Ana-akım medya, Hillary Clinton’ın yarışı kaybetmesinden sonra Trump’ı başkanlıktan indirmek için başlattıkları Rusya kolüzyon propagandası dahilinde Clinton’ın emaillerinin Wikileaks’e Rus hackerlar tarafından sızdırıldığı yalanını yaymıştır.

Wikileaks kurucusu Julian Assange, emailleri kendilerine sızdıran kişinin Seth Rich olduğunu bilmesine rağmen Wikileaks’in kaynaklarını asla ifşa etmeme kuralını çiğnememek adına Seth Rich’in ismini asla vermemiştir. Lakin bir röportajcının kurnaz soruları karşısında Rich olduğuna dair ipucu vermiştir.

Ana-akım medya başlattıkları Rusya kolüzyon propagandası dahilinde DNC’nin emaillerinin sızdırılmasını Guccifer 2.0 ismini verdikleri bir sözde Rus hackera mal etmişlerdir. Email soygununun Rus olduğunu iddia eden rapor eski Obama çalışanı Warren Flood tarafından yazılmıştır. Warren sadece Obama ile değil, aynı zamanda Clintonlarla da çalışmıştır.

 

Resimde Joe Biden ailesi, Warren Flood ve eşiyle poz veriyor.
Resimde Joe Biden ailesi, Warren Flood ve eşiyle poz veriyor.

 

DNC bilgilerinin indirilme hızının çok yüksek olması, Guccifer 2.0 hikayesinin tamamen yalan olduğunu kanıtlar. Hiçbir modern kablosuz modem, emaillerin indirilmiş olduğu hıza ulaşamaz. Yani dosyalar internet üzerinden değil, yerel bir sabit diske indirilmiştir. Guccifer 2.0 hikayesi dikkatleri Seth Rich cinayetinden dağıtmak üzere yaratılmıştır.

Emailler

ABD 2016 başkanlık yarışı sürecinde Seth Rich sayesinde DNC’nin, Hillary Clinton’ın ve John Podesta’nın 100,000 civarı emaili Wikileaks’e sızdırıldı.

16 Mart 2016’da Hillary Clinton’a ait 28,047 email Wikileaks tarafından etap etap yayınlanmaya başladı. Bu yayın 18 Şubat 2018’e kadar devam etti.

22 Temmuz 2016’da DNC’ye ait 42,086 email yayınlandı.

7 Ekim 2016’da ise John Podeasta’ya ait 48,889 email yayınlandı.

 

John Podesta kimdir?

 

Hillary Clinton ve John Podesta.
Hillary Clinton ve John Podesta.

 

John Podesta, Bill Clinton başkan iken personel şefi (Chief of Staff), Barack Obama başkanlığında danışman ve Hillary Clinton’ın başkanlık yarışında ise kampanya yöneticiliği yaptı. John, abisi Tony ile Podesta Grubu’nu kurdu. Podesta Grubu, 1988 yılında kurulan Washington DC bazlı bir siyasi lobici firmasıydı.

FBI’ın Pedofil Kodları

Pedofillerin aralarında gizli komünikasyonları için geliştirilmiş kod terimleri inceleyen FBI konu hakkında detaylı bir rapor hazırlamıştır.

 

FBI'ın pedofili dokümanı
FBI’ın pedofili şebekesinin kullandığı şifreleri anlatan dokümanı.

 

Bu kodlar Wikileaks’e sızdırılan emaillar içinde, en çok John Podesta’ya ait emaillerde olmak üzere, yüksek sayıda bulunmaktadır. Arşivlere girip pizza terimini arattırırsanız Podesta’ya ait 199 email, DNC’ye ait 105 ve Hillary Clinton’a ait 17 email bulabilirsiniz. Pizza teriminin kız çocuğu anlamına geldiğini hatırlatmak isterim.

 

wikileaks podesta maili
Bir ofis çalışanının John Podesta’ya attığı bu emailde “pizza ile alakalı bir mendil” bulduğunu söylüyor.

 

 

Yine John Podesta’ya gönderilen bu emailde katılacakları ufak bir davette havuza girileceğini, havuzda yaşları 11, 9 ve 7 olan üç Luzzatto kardeşlerinin bulunacağı söyleniyor.

 

Podesta sızdırılan iğrenç mail
Podesta maillerindeki en can alıcı örnek.

 

Bu kısım biraz can alıcı.. çünkü spesifik olarak bu email ortaya çıktıktan sonra yapılan araştırmalarda Tamera Luzzatto’nun “Evie’s Crib” isimli bir websayfası işlettiği bulundu.

 

Tamera Luzzatto’nun çocuk pazarladığı websayfası görüntüsü.
Tamera Luzzatto’nun çocuk pazarladığı websayfası görüntüsü.

 

 

Sayfada Evelyn isimli kız çocuğu pazarlanıyordu. Yukarıda kırmızıyla işaretlenmiş alanda şu yazıyor:

Evelyn büyüyor ve yakında ABD’nin kraliçesi olacak! Şimdilik, sadece kısa bir süreliğine, kendisiyle online, taze ve sansürsüz vakit geçirebilirsiniz. Bu fırsatı kaçırmayın çünkü ilerde hayatınızın akıbetini kontrol edebilecek güce ulaşacak.

Sayfanın bir başka kısmında ise çocukların ‘sahiplerinden’ bahsediliyor:

Jack’in sahipleri bizden birkaç blok ötede yaşayan Ken Weber ve Stephanie Copeland’dir. Marisa Ken ile ONE’da çalışıyor. Herşey temiz ve düzenli!

Yine bir başka kısımda ismi Evie olan kızı sahiplendiğini söylerken şöyle bir şey yazmış:

Evie daha bunu bilmiyor ama yakında kuzenleri Ruby, Emma ve Maeve ile beraber sık sık çiftliği ziyaret edecekler!

(Çiftlik = farm, farm CIA’in yeni doğan bebeklerin beyin kontrolü MK-Ultra programlarına sokulduğu yerin kod adı olarak biliniyor)

Farkettiyseniz Evie’nin kuzenleri olan bu 3 isim John Podesta’nın gideceği yerde kendisine eğlence amaçlı sunulacak olan çocukların isimleriyle aynı. Dehşet verici bir şebekeyle karşı karşıyayız.

Peki bu kadın, Tamera Luzzatto, kimdir?

  • Hillary Clinton New York senatörü iken onun personel şefliğini yapmış.
  • 1996 yılında Francis Luzzatto ile evlenerek Luzzatto ailesine girmiş.
  • Luzzatto ailesi İtalyan ve Yahudi. 16. Yüzyıldan beri İtalya’da yaşıyorlar.
  • Üvey annesi, Anne Luzzatto, dünyanın en üst düzey elit gruplarından biri olan Council on Foreign Relations (Dış İlişkiler Konseyi) üyesi. “Dünyayı yöneten, emelleri ve politikaları küresel sermayenin yerini belirleyici kılan, ufak bir elit kesimin üyesi olduğu dernek şeklinde örgütlenmiş müessese” (Alıntı ekşisözlük)

Bu emailler arasından birkaç tanesinde James Alefantis ismi de geçiyor. Alefantis, Washington DC’de bulunan Comet Ping Pong pizzacısının sahibidir. Kendisi GQ magazinin derlediği bir çalışmada Washington’daki en güçlü 49’ncu iş adamı olarak anılmıştır.

James Alefantis ve sahip olduğu pizza dükkanı pizzagate keşiflerinin başıdır. Lakin pedofil keşifleri bu pizzacı ile asla sınırlı değildir. Emaillerin incelenmesi ile ortaya çıkan bilgiler perde arkasında faaliyet gösteren çok, çok daha büyük bir şebekinin varlığına işaret etmiştir. Pizzagate’i inkar eden bütün ana-akım medya (Yerli veya yersiz) bu şebekenin bir parçası olup haberler yayılmaya başladığından beri bu skandalı bastırmaya çalışmışlardır.

Besta Pizza

Sızdırılan emaillerdeki daha o kadar bilinmeyen pedofil kodları insanların gözüne çarpmaya başladı. Maillerde sık sık pizza, hot dog, cheese pizza vs gibi okunduğunda ya gayet masum ya da biraz garip hisler uyandıran cümleler ile karşılaşılıyordu.

Bu kelimelerin kod olarak kullanılabileceğini düşünen bir araştırmacı yukarıda gördüğünüz FBI’ın pedofil dokümanını buldu. Bu terimlerin ve şekillerin pedofiller tarafından kullanıldığı gerçeği bu sayede internette yayılmaya başladı.

Bu işaretleri gören araştırmacılardan biri Washington’da amblemi spiral üçgeni barındıran “Besta Pizza” adında bir pizzacı dükkanı keşfetti.

 

Ben Swann'ın Reality Check pizzagate programından bir görüntü
Ben Swann’ın Reality Check haber kesitinden bir görüntü. Kendisi pizzagate’I detaylı incelediği bu programından sonra işten uzaklaştırılmış, programı geri getirmeye çalışınca da kovulmuştu.

 

 

Pizzagate olayı yayılmaya başladıktan sonra bu pizzacı logosunu hemen değiştirdi ve şu hale geldi:

 

Besta Pizza'nın değiştirilen logosu.
Besta Pizza’nın değiştirilen logosu.

 

Doğru yolda olduklarını düşünen araştırmacılar iz sürmeye devam ederken Besta Pizza’nın 2 dükkan yanında bir pizzacı daha olduğunu keşfettiler. Bu pizzacının logosunda pedo sembolleri olmasa da, dükkanın sahibinin ismi Podesta emaillerinde birkaç defa geçiyordu.

Comet Ping Pong

 

Comet Ping Pong Pizzacısının girişi.
Comet Ping Pong Pizzacısının girişi.

 

Comet Ping Pong pizzacısı mercek altına alındığı noktada Pandora’nın kutusu ağzına kadar açılmış oldu adeta. Başta gayet masum gözüken ve çocuklar için sık sık doğumgünü partileri düzenlenen bir pizza dükkanı gibi olsa da, instagram hesabına bakılınca ortaya bambaşka bir resim çıkmaya başladı.

Bu resimlerde neler olduğunu anlatmaya çalışmak yerine göstermeyi tercih ettim.

 

 

 

 

 

 

Comet pizzacısının instagram hesabındaki bulgular sadece resimlerdeki sembolizmler değil. Bir de yorum yapan pizzacının müdavimleri var. Bunlara örnek hesaplardan biri de jabbaroos. Bu rumuzun sahibi Justin Barrows. Kendisi 2007’de pizza dükkanının marangozluğunu yapmış ve Alefantis’in arkadaşı olduğu anlaşılıyor. Youtube ve instagram hesaplarına göz gezdirdiğimizde yine benzer temada resimler buluyoruz.

 

 

 

Resimlerin hepsini koymak istemiyorum. Birçok bebek, yardım edin işaretleri ve pedofili temalı resimler ile dolu. Ama aralarında en önemlisi ise şu resim:

 

 

Soldaki James Alefantis, arkadaki John Podesta, öndeki de marangoz Justin Barrows.
Soldaki James Alefantis, arkadaki John Podesta, öndeki de marangoz Justin Barrows.

 

Gördüğünüz üzere bu instagram hesabı ve resimlere yorum/beğeni bırakanların hesapları ortaya ilk çıktığında aşırı garip ve şüpheli olarak görüldü. Günümüzde ise pizzagate sayesinde ortaya çıkan bütün gerçeklerden sonra artık rezalet ve iğrenç olarak görülüyor. Bütün sembolizmler, bütün imalar, bütün kod terimler artık apaçık ortada.

James Alefantis

Pizzagate keşiflerinin çorap söküğü gibi büyümesinin sebebi, kazdıkça hiç bitmeden çıkan dehşet verici detayları ve pizzacının sahibi Alefantis’in göz ardı edilemeyen siyasi bağlantılarıdır.

GQ magazini tarafından Washington’ın en güçlü 49. işadamı olarak seçilen Alefantis, gösterişli Demokrat bir aktivist olarak bilinir. Kendisi bir zamanlar ünlü Amerikan demokrat, yenilikçi yayın organı denetimcisi olan Media Matters’ın sahibi David Brock ile bir ilişki yaşamıştır. Teorilere göre Brock, organizasyonu Media Matters sayesinde pedofili şebekesinin medyaya yansımalarını dizginliyordu. Geçtiğimiz aylarda Trump yönetimi sayesinde hakkında soruşturma başlatıldığı haberi çıktı.

Comet Ping Pong’un sahibi James Alefantis’in ismi pizzagate sayesinde yankı bulduktan sonra, artık medyanın çok uzun zamandır asla yerine getirmediği araştırmacılık görevini üstlenen halk, yaptığı araştırmalar sayesinde ortaya ilginç bulgular çıkardı.

Bu bulgulara göre James Alefantis’in pedofil şebekesindeki en büyük görevlerinden birinin PARA AKLAMA olduğu ortaya çıkıyor. Kendisinin çeşitli küçük işletmeleri var. Comet Ping Pong bunlardan sadece biri. Bu işletmeleri siyasi bağlantıları sayesinde elde edilen büyük miktardaki paraları aklamak için kullanıyor. Ayrıca çocuklarla çalışmaya bayılıyor. Organize ettiği kar gütmeyen organizasyonlardan biri Berkeley’de yaptığı Gün Dönümü etkinliği. Mesela bu bağış toplama etkinliğine $160,000 harcamış ama toplanan para $12,000’ı geçememiş. Etkinliğe spirit cooking ablamız (yoksa abimiz mi demeliyim) Marina Abramovic de katılmış.

 

Alefantis’in organize ettiği “Edible Schoolyard” etkinliğinin finansal detayları.
Alefantis’in organize ettiği “Edible Schoolyard” etkinliğinin finansal detayları.

 

 

Bunun yanı sıra, Alefantis isminin sahte olduğu ve kendisinin aslında James Rothschild olduğuna dair bir teori de var. Bu teori başta kulağa saçma gelse de teoriyi destekleyen ciddi bulgular var.

Öncelikle James Alefantis, Fransızca da kolayca J’aime Le Infants’a çevrilebiliyor. Bu “bebekleri seviyorum” anlamına geliyor. Hatta Comet Ping Pong instagram resimlerinden birinde aynı mesajı içeren bir tişört giyen adamın resmi var.

 

Pizzagate imalı pedofili instagram resmi
Tişörtte Fransızca “Bebekleri seviyorum” yazıyor.

Peki Rothschild bağlantısı?

 

İnternette bu konuyu ciddi araştırmış insanların yaptıkları derlemeler var. Umumi veritabanlarını inceleyen araştırmacılar James Rothschild ve James Alefantis isimlerine ait birbirini tutan birçok numara ve adres bulmuşlar. Bu aynı kişi olduklarını gösteriyor.

Rothschild ailesinden Roger Rothschild’in resmiyle James Alefantis’in resmi karşılaştırıldığında ciddi bir benzerlik de söz konusu.

 

James Alefantis Rothschild
Aralarındaki benzerlik göz ardı edilemez derecede.

 

Bunun yanısıra eskiden çekilen bir Rothschild aile resminde Alefantis’e çok benzeyen biri var.

 

Rothschild ailesi fotoğrafı.
Rothschild ailesi fotoğrafı.

 

Alefantis Rothschild bağlantısı
Acaba gerçekten de aynı kişi olabilirler mi?

 

Son zamanlarda internette paylaşılan bilgiler arasında Marina Abramovic’in Ghislaine Maxwell’in trans abisi olduğu, Angela Merkel’in de Hitlerin kızı olduğuna dair iddialar var. Bu konularda asla emin olamasak da insanı düşündüren paraleller yok değil.

 

Tony Podesta ve Podesta Grubu

Comet Ping Pong instagram hesabından sonra ateşi körükleyen en büyük şeylerden biri de, John Podesta’nın abisi Tony Podesta’nın evinde sergilediği sanat parçaları oldu. Tony Podesta’nın evinde spesifik olarak hangi parçaların sergilendiğine dair fazla bir bilgimiz yok. Kesin olarak bildiğimiz bilgiler şu magazinden geliyor. Evinden birkaç resim bulunan makalede Biljana Djurdjevic isimli sanatçının resimleri olduğunu görüyoruz. Bu kadının diğer resimlerine googledan yapabileceğiniz basit bir aramayla bakabilirsiniz. Hakikaten mide bulandırıcı. Resimlerde çoğunlukla yarı çıplak çocukların zulme maruz kaldığı görülüyor.

Podesta’nın en sevdiği artistlerden biri de Patricia Piccinini. Bu kadının sanatı tamamen demonik pedofiliyi andıran yaratıklarla dolu. Görmek isteyenler şu sayfadan inceleyebilir. Tony Podesta’nın evinde resimleri bulunan bir başka sanatçı da Hellen Van Meene ve Margi Geerlinks. Bu iki sanatçının da resimleri uygunsuz elbiseler giymiş ve reşit olmayan çocuklar içeriyor.

Tony Podesta ifşa olan emaillerde de var. Örnek olarak kardeşi John Podesta’ya attığı bu mailde “Hala işkence odasındayım” diyor.

 

John ve Tony Podesta arasında sızdırılan maillerden biri.
John ve Tony Podesta arasında sızdırılan maillerden biri.

 

 

Öte yandan Tony Podesta Comet Ping Pong sahibi James Alefantis ile çok yakın arkadaş. İkili hem pizza dükkanında hem de Tony Podesta’nın evinde sık sık partiler veriyor. Tony Podesta her yıl doğumgününü Comet Ping Pong’da kutluyor.

Tony Podesta kardeşi John Podesta ile beraber 1988’de açtığı lobici firması Podesta Grubu sayesinde Washington hükümetinde büyük isimleri tanıyor. Yakın arkadaşlarından biri de eski cumhuriyetçi meclis sözcüsü ve pedofil Dennis Hastert.

 

Tony Podesta ve Dennis Hastert pedolar
Bu resimde ise 1965 yılında Tony Podesta’yı pedofili suçları yüzünden hapse giren Dennis Hastert ile görüyoruz.

 

Podesta Grubu’nun başında iken Amerikan medya organı Washington Post ile çok yakından ilişkileri olduğu ve hatta bir dönemde iki firmanın çalışanlarının aralarında sık sık el değiştiği ortaya çıkıyor.

Tony Podesta ve grubunun karıştığı skandallardan bir diğeri de Uranium One skandalı. Uranium One, Rus hükümeti tarafından satın alınan bir uranyum madenciliği firmasıdır. Bu firma ABD topraklarında faaliyet gösterdiği için Rus hükümetinin bu firmayı satın alması için ABD’den izin istemesi gerekir. Ne büyük tesadüftür ki, bu izni veren zamanın Amerikan dış işleri bakanı sayın cadı kadın Hillary Clinton’dır. Clinton firmanın Ruslar tarafından satın alınmasına izin vererek ABD’nin topraklarında bulunan uranyumun tam tamına yüzde 20’sini Ruslara satmıştır.

Bir de utanmadan Trump’ı Ruslarla işbirliği yapmakla suçluyorlar ya.. Alın size narsist savunma taktiği: projeksiyon, dikkatleri üzerinden atmak için başkalarını kendi işlediğin suçlarla suçlamak. Pedofil ve küreselcilerin medyada en sık kullandıkları taktiktir ve araştırmasını yapmayan insanlar üzerinde mükemmel çalışır.

Neyse konumuza dönelim.

New York Times’ın haberine göre Uranium One firmasının CEO’su, Frank Guistra, Clinton Vakfına çok ciddi bağışlarda bulunmuş.

 

Pizzagate bağlantıları haritası.
Pizzagate bağlantıları haritası.

 

 

Frank Guistra ismini biraz araştırınca ortaya çıkan bağlantıları siz de göreceksiniz. Kendisinin bir mülteci merkezi var. Merkezin logosuna bakalım:

 

Frank Guistra’nın “mülteci merkezi” logosu.
Frank Guistra’nın “mülteci merkezi” logosu.

 

Görüldüğü üzere hiç utanmadan direk pedofil sembolizmini koymuş. Küreselcilerin çocuk topladıkları kaynaklardan biri de kimsesizlerin rahatlıkla bulunabilidiği mülteci kamplarıdır. Hatta bunun en bariz örneği Haiti depreminden sonra Clinton’ların bölgeye intikal edip karıştıkları pis işlerdir. Bu konu üzerine başlı başına başka bir makale yazılabilir.

 

Frank Guistra ve Bill Clinton.
Frank Guistra ve Bill Clinton.

 

Frank Guistra ve Clintonlar arasından dönen yolsuz dolapların sonu yok. İşin içine Kazakistan başkanı bile karışıyor. Ama konudan fazla uzaklaştığımız için o taraflara girmeyeceğim.

 

Podestaların Sanat Zevki

Comet pizzacısının duvarlarında da şüpheli resimler olduğu söylenmişti. Alefantis’in Comet’ın dvuarları için seçtiği sanatçı ise Arrington de Dionyso’dur. Resimlerine buradan bakabilirsiniz.

Konunun ilerleyen bağlantılarından bir diğeri de Tony Podesta’nın sanat menajeri Maria Marshall. Maria Marshall’ın bazı fotoğraf sergilerindeki resimleri ciddi bir şekilde pedofiliyi çağrıştırıyor. Hatta pizzagate ilk yayılmaya başladığı zamanlar kadının resimleri o kadar yankı bulmuştu ki, Washington Post gazetesi Marshall’ı savunan koskoca bir makale yayınlamıştı. Washington Post’un Jeff Bezos tarafından satın alındığını ve daha sonraları CIA ile $600 milyonluk bir anlaşma imzaladığını unutmayalım.

 

Maria Marshall art
Sanatçı Marshall’ın insanlara sanat diye yutturduğu resimleri.

 

Marshall’ın resimlerinden biri. Bu resminde bir çocuğun zorla suyun altına sokuluyor olması ima ediliyor.

Bu bir sonraki resim ise Marshall’ın filmlerinden bir kare. Bu filmde deli gömleği giymiş bir çocuk deli hastanelerinde bulunan yastıklı hücrede resmediliyor.

 

Maria Marshall sick art
Marshall’ın ‘sanatında’ bunun gibi daha çok şüpheli resimler bulunuyor.

 

Marshall’ın ‘sanatında’ bunun gibi daha çok şüpheli resimler bulunuyor.

 

Maria Marshall art
Maria Marshall’ın sergisinden resimler.

 

Marshall’ın bir diğer sergisinin ismi ise “When I Grow Up, I Wanna Be A Cooker” (Büyüyünce bir pişirici olmak istiyorum). Marshall’ın Tony Podesta’nın sanat menajeri olduğunu, Tony Podesta’nın da Marina Abramovic’in sık sık yaptığı ‘Spirit Cooking’ partilerine katıldığını düşündüğümüzde acaba pişirici derken ‘Spirit Cooking’den mi bahsediyor?

Son Söz

Televizyonlarda ünlü isimlerin Pizzagate skandalını yalanlamasından bıktım. Makaleyi inceleme fırsatı bulduysanız konunun derin, durumun da vahim olduğunun farkındasınızdır. İddialar gerçek olmasa bile ortada inanılmaz iğrenç tesadüfler bulunmaktadır. Azıcık araştırmayla bile ortaya çıkan bulgular dudak uçuklatıcı nitelikte. Yukarıda listelediğim bulguları araştırmalarına rağmen yalanlayan insanın dürüstlüğünden ve insanlığından şüphe ederim. Hele yalanlayan insanlar gazeteci, medya mensubu veya bir ünlü ise hakkında derhal soruşturma açılması lazımdır. Kimin bu işlere karıştığını, kimlerin üstlerinden konuyu yalanlama talimatı aldığını bilmiyoruz.

Konu hakkında sizlere daha çok kaynak ve bilgi vermek istiyordum ama maalesef ki bütün iddialar arasında en fazla sansürlenen, izleri en sık silinen konu her zaman pizzagate ve pedofili şebekeleri olmuştur. Pizzagate araştırmaları ilk önce Reddit, sonra da Voat’tan tamamen silinmiştir. Zaman içinde yaptığım araştırmalar süresince kaydettiğim kaynakların çoğu ya silinmiş ya da sansürlenmiştir. Bu sebeple bu sayfada verdiğim kaynakların da ömrünün uzun sürmeyeceğini düşünüyorum.

Pedofiliye karışan, teşvik eden ve arka çıkan herkesin müstahakını bulması dileğiyle..

 


 

 

 

 

 

İlginiziÇekebilir

1 thought on “Pizzagate”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *