Diğer Yazılar

Saçmalıklar Zamanı

Yanlız Gezgin

 


 

Ukalakurt.com’un COVID bölümünde yazdığım makaleler üzerinden neredeyse bir sene geçti. O makalelerde bütün linklerini verip de yazdığım her şey birer birer çıktı. Milleti nasıl korkutarak gerçek bir pandemi havası yarattıkları, semptomları anında geçiren ilaçları yasaklayıp insanlara zarar veren ilaçlara onay verdikleri vs. Say say bitmez.

Neyse ki o günden beri uyanan binlerce arkadaşımız da yok değil. Artık bu saçmalıklara uyanan insanları sosyal medyada bulmak mümkün. Her geçen gün söylenilen yalanları, bir sene içinde yaptıkları iki yüzlülüklerin hepsini, dünyanın dört bir ucundan toplanan görsel kanıtları durmadan paylaşan ve uyananların sayısını arttırmaya çalışan birçok arkadaşımız var. Helal olsun sizlere! Gerçekten helal. Bütün bu saçmalıklar bittiğinde hepinizin teker teker sosyal medya savaşçısı heykellerinizi dikmeliler. Evet, bu olay o kadar da önemli. Neden mi? Çünkü bu saçmalığın halen devam ediyor olmasının en büyük sebebi uyanmaya direnen kesimdir.

Halen uyanmayan insanlara da genelleme yaparak hakaret etmek istemem. Bu grubu ikiye ayırıyorum:

  • Pis işlerin döndüğünün farkında olan ama hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşündükleri için ülkeyi, insanları, kanunları veya hükümeti tamamen boş vermiş olan kesim. Bu kesimin tek derdi kendini sağlama almak ve ülkede dönen saçmalıklardan mümkün olduğunca uzakta durarak fırtınanın geçmesini ve eski normalin geri dönmesini beklemek.
  • Dünyadaki otorite sahibi sağlık kurumlarının, hükümetlerin, Bill Gates’in ve sağlık bakanlıklarının aslında gerçekten de insanların iyiliğini düşündüklerini, televizyonun halen itibarlı bir bilgi kaynağı olduğunu, karantina ve maske kullanımının yüzyıllardır ilk defa gribi tamamen kuruttuğunu, ve korkunun bir erdem olduğunu zanneden beyni çok ağır yıkanmış olan kesim.

Fazla laf kalabalığı yapmadan şunu söylemek istiyorum; bu saçmalığın ülkemizde halen devam ediyor olmasının tek sebebi bu birinci ve ikinci kategoriye giren insanlardır. Kimseye milletvekili adayı olun, dışarı çıkın protesto edin gibi rahatlarını bozacak şeyler demiyorum. Korkmayın. Ama bu ülkenin vatandaşları olarak artık sorumluluğu elimize almanın vakti geldi. Bu da ilk olarak bilgilenmek ile başlar. İnsanlar birazcık araştırma yapar da gerçekleri bir nebze olsun öğrenebilirlerse etrafta kendi arkadaşlarına bu konuları konuşmaya başlayabilirler. Böylelikle uyananların sayısında ciddi bir artış yaratılabilir. Yani yapılması gereken konuları İYİ ÖĞRENİP, başkalarının yanında konu açıldığında gerçekleri kendimizden emin bir şekilde konuşabilmektir.

Bu konuları herkesten önce araştırıp kaynaklı bir şekilde yazmış olmama rağmen insanlara tam bir sene içinde nereden nereye geldiğimizi göze çarpan bir şekilde tekrar resmetmek istiyorum. Nedense insanlara çevrilen dolapları direk olarak söylediğimde (aşılar zararlı, hastanelerde resmen cinayet işliyorlar vs) istediğim randımanı alamıyorum. O yüzden geldiğimiz noktayı hafif farklı bir bakış açısıyla anlatmaya çalışacağım. 2020 yılının başında yazmak istediği bir kitaba tam odaklanmak için kendini toplumdan soyutlamaya karar veren ve şehre şu günlerde dönen hayali bir arkadaşım var diyelim. Bu arkadaş topluma geri döndüğü gibi neler görürdü?

Kendini kitabına adadığı bu sene içinde dünyanın tersinin düz olduğu ve herkesin tamamen kafayı yemiş olduğu gözüne ilk çarpan detay olacaktır herhalde. Resmi verilere göre bildiğimiz gripten daha fazla insan öldürmeyen yeni bir grip sendromu, satılmış siyasetçiler, satılmış medya, satılmış doktorlar ve satılmış polisler sayesinde dünya halkına terör estirmek amacıyla kullanılmaya başlamış. Sokağa çıktığı gibi gördüğü herkesin satılmış bir kurum dedi diye maske taktıklarını ve bu maskelerin kendilerini virüs bulaşmasından koruduğunu zannettiğini görecek. İçi yanacak. Bu kadar insan nasıl bu salaklığa düşer? Bu kadar insan nasıl hiç sorgulamadan en güçlü savunmaları olan taze oksijen kaynaklarını sabote eder diye düşünüp duracak.

Bir milletin kumaş maskelerin virüs kadar küçük şeyleri durduracağına nasıl kandırıldıklarını düşünürken markete giren arkadaşımız herkesin taktığı bu köpek ağızlığına benzeyen saçmalığı takmadığı için marketten kovulacak ve alışverişini yapamayacak. Restoranların hala açık olduğu bazı ülkelerde daha geçen seneye kadar teşhis için etkisiz olan bir yöntemin şimdi zorunlu virüs testi haline geldiğini öğrenecek.

Bu sözde pandeminin milyonlarca ölüme yol açtığını duyacak ama ölüm istatistiklerine baktığında 2020 veya 2021’de normalin üstünde hiçbir sayı olmadığını görecek. Dünyada birçok ülkenin milyonlarca aşı satın aldığını ama bu aşıların söz konusu virüsün orijinal haline göre ayarlandığı için her yerde yeni çıkan mutasyona uğramış hallerine karşı koruma sağlamayacağını anlayacak. Buna rağmen her ülkede hükümet ve büyük şirketlerin insanların aşı olması için bir rüşvet vermedikleri kaldığını görürken, kimsenin aşıların bağışıklık garantisi vermediğini ve çok ciddi yan etkilere yol açabileceğini konuşmadığını da görecek.

Gazeteleri açıp okuduğunda ise birçok ülkenin insanların bağışıklık sistemlerini doğal ve etkili bir şekilde güçlendiren vitaminlerden ve güneşten asla bahsetmediğini, aksine insanları ağır hasta olana kadar evlerine kapattıklarını sonra hastalandıklarında da hastanelerin yoğun bakımlarına alıp ventilatör makinelerine bağlayarak ölmelerini beklediklerini görecek. Ventilatörlere bağlanan insanların ölüm şanslarının ne kadar arttığını öğrenmelerine gerek bile yok çünkü her şey ortada. Malum virüsün teşhisi konduğunda ve/veya hasta ventilatöre bağlandığında hastaneler hükümetlerden çok ciddi miktarlarda PARA YARDIMI alıyor! Tabi buna “yardım” demeye bin şahit gerek. Yanlış teşhislere teşvik!

Ama daha dursun! Bitmedi! Bu arkadaşımız birazcık araştırmaya devam ederse bu virüs yüzünden öldüğü söylenen hastaların otopsilerinin yapılmadığını, cesetlerinin direk yakıldığını öğrenecek. Gören de cinayet işlenmiş, kanıtları saklamaya çalışıyorlar zanneder. Bunun altındaki mantığı anlamaya çalışırken güya virüsten koruduğu düşünülen maskelerin bu yakılarak imha edilme eyleminden muaf tutulduğunu, konuya asla dikkat edilmediğini ve sokakların her köşesinde bir çöp maske bulunabildiğini görecek.

Bu son sene içinde yaşadıklarımızın saçmalık derecesinin bir insanı ne kadar etkileyebileceğini düşünebiliyor musunuz? Hele hele o haber kanallarından her gün yaptıkları korku propagandası?

Bu hayali arkadaşımız inzivaya çekildiği bir sene sonunda eski arkadaşlarıyla tekrar konuşmaya başlayınca bu insanların evden çıkmaları, çıktıklarında yapmak istedikleri veya marketten satın alabilecekleri şeylerin kısıtlandığını öğrenecek. KOLAY BİR ŞEKİLDE GEÇİRİLEBİLEN bir grip salgını için yapılanlara bakın siz! İnsanların seyahat edebilmeleri için bütün havayollarının bir araya gelip faşist bir şekilde uyguladıkları kurallar çerçevesinde maske takmaları ve test olmalarının zorunlu hale geldiğini öğrenecek. Televizyonu açtığında her akşam haber kanallarından sahte vaka sayıları gösterilerek insanların korkutulduğunu ve hiçbir yerde test edilmemiş aşıları olmaları için baskı yapıldığını görecek. Senenin başında herkesin komplo teorisi dediği aşıyla enjekte edilen çipler ve aşı pasaportlarının gerçek olduğunu görecek.

Bütün bunlar gerçekleşirken ceza mahkemelerinin tamamen sessiz kaldığını, anonim bilimsel kurulların etkisiz protokolleri zorla uygulattırdığını görecek. Sene başında kapanma altına giren ülkelerin kapanmaya girmeyen ülkelerden daha güvenli hale asla gelmediğini ve hatta daha güvensiz olduğunu kimsenin araştırıp göremediğini öğrenince ne yapacak peki bu arkadaşımız? Pılını pırtını toplayıp inzivaya geri dönmeyecek mi?

Daha neler öğrenmeyecek ki…

  • Kurtulma oranının %99.97 olduğu bir grip salgınına karşı ölüm oranı daha yüksek olan aşıların önerilmesi. Şaka yapmıyorum, girin internete bakın bakalım kaç kişi sapasağlamken aşı olup hayatını aniden kaybetmiş son aylarda?
  • Dünyanın küresel şirketlerinin ve zenginlerinin mal varlıklarını kat be kat arttırmış olması ama halkın geri kalanının işlerine gidemedikleri için iflas etmiş olması.
  • Bütün bu kaos devam ederken çaktırmadan her yere 5G kulelerinin dikilmiş olması
  • Bütün bu yeni pandemi kurallarının ve tedbirlerin yıllar önce üst düzey enstitüler tarafından hazırlanmış ve planlanmış olması

Say say bitmez…

Seneyi bütün bunların ortasında geçiren bazılarının aşı olup da sosyal medyada reklamını yaptıklarını görünce kesin dönecek bence.

 


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir